Bugun...

Koray YAZICI
HANGİ DÜNYA KADINLAR GÜNÜ…
Tarih: 13-03-2018 10:12:00 Güncelleme: 13-03-2018 10:12:00


Türkiyeli kadınların durumundan, dünya kadınlarına bakacak halimiz kalmıyor.

Nâzım Hikmet, Kurtuluş Savaşı’nı anlatan Kuvayı Milliye Destanı'nın bir bölümünde kadınları anlatır: “Bizim kadınlarımız:/ Korkunç ve mübarek elleri,/ İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle/ Anamız, avradımız, yârimiz/ Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen/ Ve soframızdaki yeri/ Öküzümüzden sonra gelen/ Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız/ … Kadınlar,/ Bizim kadınlarımız” der. Nâzım bu şiirini 1939-1941 yılları arasında yazmış.

Günümüzde, on binlerce kadın hâkim, avukat, öğretmen, profesör, siyasetçi, … olsa da,

  • Eşitsizlik kadının fıtratında var diyen ve kadından, önceleri üç, şimdilerde 5 çocuk isteyen devlet adamı bizden çıkıyor.
  • Kadınları türbana soktuğu için teşekkür bekleyen cumhurbaşkanı bizden çıkıyor.  
  • Sırası geldiğinde, Cennet kadınların ayakları altındadır deseler de, polis kurşunuyla öldürülen Berkin Elvan’ın acılı annesini, bir mitingde yandaşlarına yuhalatan bir siyasal partinin genel başkanı bizden çıkıyor.
  • Kadın çalıştığı için işsizlik artıyor diyen maliye bakanı bizden çıkıyor.
  • Ensar vakfında ortaya çıkan onlarca öğrenciye tecavüz olayında, Bir kere yaşanmış bir olay diyebilen, üstelik kadın olan Aile ve Sosyal Politikalar bakanı bizden çıkıyor.
  • Ders kitaplarında, Erkekler, kadınlar üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. İslam, erkeğin üstlendiği bu mesuliyetlere karşılık kadının da kocasına itaat etmesini istemiş ve bu itaati ibadet saymıştır  şeklindeki ifadeleri savunan eğitim bakanı bizden çıkıyor.
  • Telefonla, SMS ile ya da sözlü olarak Boş ol demekle boşanmanın gerçekleşeceği konusunda, laik ve sosyal hukuk devletinin diyaneti bizden çıkıyor.
  • Tecavüz edenlere verdiği cezayı, İyi halden ya da tecavüze uğrayan küçücük çocukların Rızası var diye indiren yargıçlar bizden çıkıyor.
  • Kız çocuğunun okumayıp toplumsal cinsiyet eşitliğini benimsemeye ve hak aramaya kalkıp özgürleşmemesi için, imam hatiplerin ortaokullarını açan, açıköğretimi zorunlu örgün öğretim içine alan ve de anaokulundan itibaren kızları türbanlamaya çalışan eğitim sistemi bizde uygulanıyor; son müfredatla yukarıda örneklenen söylemleri sorgulamayıp benimseyecek çocukları yetiştirecek sistem de.   
  • 550 milletvekilinden ancak 20-30’unun katılımıyla çocuk istismarını görüşen meclis, bize nasip oluyor.

Ve bu ortamda, bizde, örneğin Hülya Avşar, Hülya Koçyiğit ve Ajda Pekkan gibi kadınlar da ortaya çıkıyor. Muhafazakar olmayan bu kişiler, her bakımdan toplumsal yaşamın içinde olmuş, istediğinle arkadaşlık etmiş, istediğiyle evlenmiş, şarkılar söylemiş, dünyayı görmüş, sinemalarda oynamış, ve milyonların sevgilisi olmuş kadınlar! Ne yapıyor bu kadınlar?

Örneğin Koçyiğit AKP yönetimi için,

“Söylenildiği kadar baskı olduğunu düşünmüyorum. Bundan daha açık bir toplum görmedim ben. Bir kere böylesine bir iletişim çağında yaşarken, sosyal medya hayatımızın bu kadar içindeyken kim kendini baskı altında hissedebilir ki? Kimse baskı altında değil, bilakis herkes fazla özgür” diyebiliyor (gazeteler 10 Şubat 2018).

Avşar da, erkeğin çalışıp kadının çocuk büyütmesinden ve erkek egemenliğinden söz edebiliyor (Star TV, 6 Mart 2018).

Ajda Pekkan ise, “Dünyadaki haksızlıklara karşı da en yüksek sesi Cumhurbaşkanımız çıkarıyor. Her zaman mağdurun ve mazlumun yanında olan bir lider” (12 Şubat 2018) diyebiliyor.

Yukarıda örneklenen söylemlere kapılarak kadınların toplumsal yaşamda hak ettikleri yere gelebilmesi, taciz, şiddet, tecavüz ve cinayet mağduru olmaması mümkün görünmüyor. Kurtuluş erkek egemen, piyasacı ve gerici anlayışlardan arınınca gerçekleşiyor. Bu tür anlayışlardan uzaklaşılması için eğitim sisteminin bireye değer verecek şekilde yeniden yapılanması gerekiyor. Eğitim sisteminin insancıl değerleri öne çıkaracak şekilde yapılandırılmasının yolu da, bu tür anlayış sahiplerinin meclise taşınmamasından geçiyor.  

Sevgilerimle….



Bu yazı 8372 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI