Bugun...

Halime Çetin Subaşı
Siyasi Partiler ve Basın...
Tarih: 30-01-2018 15:31:00 Güncelleme: 18-06-2018 12:55:00


İlk iş hayatımda bir ay boyunca sadece koltuk eğitimi aldım.

 

Şaka gibi görünebilir gayet ciddiyim...

 

Tabi ki saçma buldum, tabi ki şaka gibi geldi. Nasıl bir atmosfer içindeyim ben koltuğa oturmaya bilmiyor muyum ?

 

Gerçekten bilmiyormuşum...

 

Koltuk dediğin şeyin görevi ne olursa olsun makam olduğunu, makamının ağırlığını oturma şeklinde değiştirebileceğini ve bunda ne kadar profesyonel olursan o koltuğun her zaman  kendine ait olabileceğini gayet anlamış oldum. Ama ben bir koltuk sevdalısı olamadım ayrı bir mevzu...

 

İnsanoğlu eğitime devam misali bugün ise ;

Eğer bir koltuklu makamınız varsa, göreviniz ne olursa olsun eğitim, beceri, yetenek  sahibi olmanıza gerek kalmadığı gibi oturduğu koltuktan korkmayı ve yerini dolduramamayı  siyasi makamlardan öğrenivermiş durumdayım... Eğitim şart...

 

Örneklendirmek adına;

Chp İlçe başkanı Sertan Ocakçı, oturduğu koltuğu gerçekten doldurabiliyor mu ?

 

Ocakçı, Chp İlçe başkanlığı makamını temsil ettiğinin bilincinde mi?

 

Başta insanlara hitabeti olmak üzere tüm tavır ve davranışları söyledikleriyle  birbirini tutuyor mu ?

 

Kendisinin basın olduğunu basına ihtiyaç duymadığını ifade etmiş, acaba bu ifade ile ne anlatmak istemiş?

 

Peki Sayın Ocakçı basın olduğu halde kendi basın bayramında basın gününü neden kutlamamış ?

 

Bir çiçek, bir mesaj efendime söylim bir ziyaret...

 

Oysa sayın Ocakçının makam görevlerinden başka bir şey üretmesine gerek yoktu,

 

Chp İlçe başkanlığı makamı Hayrettin Kartalla ile gelmesi gereken statüye çoktan gelmişti, artık o koltuğa  odun koysanız  kimlik kazanırdı.

 

 

Peki,

 

AK parti İlçe Başkanı Fatih Çakır oturduğu koltuğu doldurabiliyor mu?

 

Çakır’ın İktidar partisini temsilen İlçemize ne kazandırdı?

 

Kendi ürettiği kendi şekillendirdiği tabiri caizse vakit ayırdığı...

 

İlçe başkanımızın sadece ve sadece makamın getirdiği görevleri yerine getirme konusunda üstüne yok.

 

Hoş kendisi tıpkı ocakçı gibi basın gününü kutlamayı unutmuş.

 

Kendisi bizzat arandığı halde ,siz kimsiniz der gibi dikkate bile almamış...

 

Ne bir çiçek, ne bir arama, ne bir ziyaret...

 

Hatta o kadar yoğun dönemler geçirmiş ki ayağının dibindeki gazeteciler derneğini ziyaret edememiş, nedenini sorsam kendi tükürüğümde boğulurum, o kadar açıklaması yok...

 

Fatih Çakır’ın tek rahatlığı kamuoyunda  oluşturduğu  yalan yanlış algı,

 

Ak parti İlçe başkanı Fatih Çakır Çok çalışarak Ereğli belediyesini aldı. Senelerdir  bu algı ile üretmeden  oturduğu koltuğu çürütmeye devam ediyor.

 

Oysa seçim döneminde her bir birey şahittir ki Ereğli belediye seçimlerinde Ak parti Ereğli belediyesine kazandırıldıysa bu Ercan Candan başarasıdır. Ercan Candan’ın bizzat çalışmaları ile Ereğli Belediyesini Ak partiye kazandırmış, Hüseyin Uysal ve Fatih Çakır’a teslim edilmiştir. Bunu köylüsü kentlisi bilir bununla ilgili bir sürü doküman mevcuttur ortaya çıkartılabilir. 

 

Ak parti ilçe başkanı Fatih Çakır’a yediği içtiği sorulmuyor sadece şu Ereğli’ye ne soluduğunu anlatsa da bizde ne yaptığını bilsek...

 



Bu yazı 76 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI